Translate

21 Haziran 2024 Cuma

İstanbul Türkiye

N O T A L A R & S O L F E J

Notaları kimin yaptığını biliyor musunuz? 

"Guido D'AREZZO (990-1050), eşsiz zihni müzik notaları yapan kişidir. 
İşitme duyumuzu koordine etmek için sadece yedi sembol icat etmekle kalmıyor, aynı zamanda tamamen yeni bir ses alfabesi yaratıyor.
 D'arezzo, Orta Çağ müziğinin en büyük teorisyenlerinden biridir.
 İtalya'da doğdu ve Ferrara yakınlarındaki Pompoz'daki Benedictine Manastırı'nda eğitim gördü. 
Çalışmaları sırasında keşiş, şarkıcıların ayinle ilgili ilahileri ezberlemenin ne kadar zor olduğunu fark eder. 
Bu nedenle, müzisyenlerin doğru tonlara yöneldiği bir müzikal işaret sistemi ile ortaya çıkıyor. Notalar, her biri başlangıçta bir harfle işaretlenmiş belirli bir tonla eşleşen dört paralel çizgi üzerinde tasvir edilmiştir.
 O zamanlar kare bir görünümü vardı, ama bugün zaten beş paralel çizgi var ve şekilleri oval. 
Guido’nun dizileri “Ut queant laxis” ilahisinin ilk dizesinin ilk heceleriyle adlandırıldı:

( “ut-re-mi-fa-sol-la..”. ‘Ut’ sonraları ‘do’ olarak değiştirildi ve ‘ti’ adlı yeni bir nota eklendi. Solfej olarak bilinen bu sistem hâlâ kullanılmaktadır.
 ‘Si’ notası hariç, diğer notaların isim babası Guido’dur.)

Daha yüksek olanlar daha yüksek çizgilerde işaretlendi ve yedi notanın her birinde Guido bir isim verdi:
 ut, re, mi, fa, sol, la, si...
 Bunlar, Vaftizci Aziz John'un marşının ilk heceleriydi:

UT queant laxis
REsonare fibris
MIra gestorum
FAmuli tuorum
SOLve polluti
LAbii reatum
Sancte Ioannes.

çevrildiklerinde, bunların  anlamına gelir:

Do-Dominus- (Rab)
Re - Rerum- (Madde)
Miraculum - (Mucize)
FA-Familias Planetarium- (yedi gezegen, yani. Güneş sistemi)
Solis-Solis- ( Güneş)
La Lactea Via- (Samanyolu)
Si-Siderae (Cennettir.)

Tanrı bize müzikle konuşuyor mu yoksa müzik Tanrı'dan bahsediyor mu - bu sanatın ilahi kökeninin gizemi büyüktür. 
Guido D'AREZZO, notları yazarken 33 yaşında olduğunu ve başlangıçta kilise müziğini yapan müzisyenleri kolaylaştırmak için müzikal işaretler yaratıldığını söylüyor.
D'arezzo'nun notaları, kendimizi müzikle geliştirmemize yardımcı olan dildir. 
Bu, insanlar arasında iletişim kurmanın en iyi yollarından biridir.
 Sürekli değişen ve gelişen, ancak binlerce yıl önce olduğu kadar büyüleyici olan bir dil."

Alıntıdır.

20 Haziran 2024 Perşembe

BALIK KAVAĞA ÇIKINCA


Eski zamanlarda balık çok yakalanınca, İstanbul içinde satmakla bitmez, İstanbul’un Karadeniz’e çıkışında yer alan Kavaklar’a (Rumelikavağı, Anadolulavağı) kadar uzanırmış balıkçılar. 
Balık bol olunca tabii fiyatı da ucuzlar, halkın tüketimi artarmış.
Kadının biri, sokaktan geçen balıkçıya seslenmiş:
-Balığın fiyatı ne kadar?
Balıkçı fiyatı söyleyince, kesesine uygun bulmamış ve sormuş:
-Bu balık ne zaman ucuzlayacak?
Balıkçı:
-Bekleyin, demiş. Balık Kavağa çıkınca ucuzlar!
(Necati Güngör)

6 Haziran 2024 Perşembe

TAHİN MUCİZESİ

TAHİN....ZEHİRLERİ TEMİZLER
Tahin, temelde bir susam ezmesidir. 
Susamların ezilmesi ile meydana gelen tahin, Kuzey Afrika, Yunanistan, İran, Türkiye gibi ülkelerin yanı sıra Orta Doğu ülkelerinde kullanılmaktadır. 
.
Eski Irak bölgesinde susam yağ kaynağı olarak kullanılmaktaydı. Bunun yanı sıra, Çin, Kore ve Japonya’da susam ezmesi şeklinde kullanılan tahin, bu bölgelerin geleneksel yiyeceği olan noodle ile birlikte kullanılmaktadır.
.
 Hindistan bölgesinde de kullanılan tahin, İngiltere bölgesinde ise fıstık ezmesi ile birlikte kullanılmaktadır.
.
Tahin çok çeşitli kültürlerde farklı şekillerde tüketilmektedir. 
.
Türkiye’de pekmeze eklenerek kahvaltılarda kullanılan tahin, Ermenistan bölgesinde lahmacun ile birlikte tüketilirken, İran’da bir tür helva şeklinde tüketilmektedir.
 Yunanistan’da bal ve Hindistan cevizi ile harmanlanarak kahvaltılarda kullanılan tahin, İsrail’de et ve balık ile birlikte ve dondurma ile kurabiyelerde kullanılmaktadır.
.
Genellikle balık yendikten sonra tahin yenilmesi önemli bir gelenektir:
Tahin, çok iyi bir bakır, manganez ve amino asit metiyonin kaynağıdır. 
.
Tahin, birer sağlıklı yağ asidi olan, omega 3 ve omega 6 yağ asitleri bakımından da iyi bir besin kaynağıdır.
.
 İyi bir protein kaynağı olan tahini, vejeteryan olarak beslenen kişiler rahatlıkla tüketebilirler.
.
 Üstelik tahinin şeker ve doymuş yağ oranı oldukça düşüktür.
.
SAĞLIĞA FAYDALARI ?
İyi bir kalsiyum kaynağı olan tahin, protein ve B vitamini bakımından da iyi bir kaynaktır. 
.
Tahin, esansiyel yağ asitleri (EFA) içeriği bakımından iyi bir besin kaynağıdır. EFA yani esansiyel yağ asitleri, cilt sağlığı ve güzelliği için önemli bir besin kaynağıdır. 
.
Susam yağının, çok yüksek oranda kalori bileşimi olmasına rağmen tahin, oldukça ölçülü bir besin kaynağıdır.
.
 Tahinin içeriğinde doymamış yağ oranı, doymuş yağ oranından daha fazla miktarda olduğu için, sağlık açısından zararlı bir besin kaynağı değildir. 
.
E vitamini içeriği ile tahin, vücut hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. 
.
Tahinin yapısında bulunan amino asit metiyonin, diğer amino asitlerin emilimini sağlamaktadır ve karaciğeri dezenfekte etmektedir.
.
Tahin; kalp sağlığını ve bağışıklık sistemini korumaya yardımcı olur. 
.
Tahin, kan damarlarının sağlığını korumaya yardımcı olur, beyin sağlığını destekler, karın ve mide sağlığını destekler, anemi ile mücadele eder ve saç ile cilt sağlığını korur. 
.
Tüm bunların yanı sıra tahin, kas sağlığını destekler ve iç organların temizlenmesini sağlar.
.
 Son olarak tahin, kolon kanseri riskini azaltır, kemik sağlığını destekler, kolestrolü düzenler, kardiovaskuler sağlığı korur, regl öncesi belirtileri yavaşlatır, romatizmal artrit ve migren ağrılarını dindirmeye yardımcı olur.

1.KALP SAĞLIĞI
Harvard Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre, yağ türlerinden biri olan doymamış yağların sağlık ve kalp sağlığı açısından faydaları bulunmaktadır. 
.
Doymamış yağlar, kolestrol düzeyini dengelemeye yardımcı olmaktadır. Özellikle omega 3 yağ asitleri, kandaki kolestrol seviyesini düzenler ve kalp sağlığını destekler. 
.
Kardiovaskuler hastalıklar riskini düşüren tahin, omega 3 yağ asitleri bakımından oldukça zenindir.
Tahin bitki kökenli bir içeriğe sahiptir. 

Bu bitki kökenli içeriğe ise fitosterol adı verilmektedir.

. 1 tatlı kaşığı tahin, 8 gram yağ içermektedir ve bu yağın yaklaşık %80’i doymamış yağ asidinden oluşmaktadır.

. Doymamış yağ asitleri kalbi korur ve daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. 

Tahin içermiş olduğu omega 3 yağ asitleri sayesinde, iltihaplara bağlı olarak gelişen kardiovaskuler hastalıkları önlemektedir.
.
2.MİNERAL ZENGİNİ
Tahin, bağışıklık sistemini destekleyen 4 ana madde olan, çinko, demir, bakır ve selenyum mineralleri bakımından zengindir.
.
 Az bir miktarda alınan çinko, bağışıklık sistemini birtakım zararlara karşı güçlendirmekte ve korumaktadır. 
.
Tahinin de yapısında bulunan çinko minerali, beyaz kan hücrelerinin normal aktivitelerini sürdürmelerine yardımcı olmaktadır.
.
 Selenyum minerali, bazı enzimlerin görevlerini yapmasına yardımcı olmaktadır. 
.
Bu enzimler, antikor ve antioksidanların oluşturulmasından sorumlu enzimlerdir. 
.
Demir ve bakır her ikisi birden, beyaz kan hücrelerinin üretilmesine yardımcı olmakla beraber aynı zamanda, bağışıklı sistemini de korumaktadır. 
.
Günlük sadece 1 tatlı kaşığı miktarında alınan tahin, günlük alınması gereken bakır miktarının %26’sını, günlük alınması gereken çinko miktarının %9’unun, demir ve selenyum miktarının ise % 12’sini sağlamaktadır.

3.KEMİK SAĞLIĞI   
Susam kemik sağlığını koruyucu etki göstermektedir ve dolayısı ile susam yağından elde edilen tahin de kemik sağlığını korumaktadır ve kemiklerin güçlenmesini sağlamaktadır.
.
. Tahin, yüksek oranda kalsiyum, bakır ve magnezyum minerali içermektedir. 
.
1 tatlı kaşığı tahin, 88 miligram kalsiyum içermektedir. Bu miktar ise, kemik sağlığına katkıda bulunmaktadır.
.
 Zengin çinko içeriği ile tahin, yaşı ilerlemiş olan erkeklerde kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı olmaktadır.
.
 Menopoz sonrası kadınlarda çok sık gözlenen osteoporoz hastalığı riskini düşüren tahin, aynı hastalığı potansiyel olarak taşıyan yaşlı erkeklerin de bu hastalık riskini düşürmektedir. 
.
Tahin, özellikle kalça ve omurga kemiklerini korumaktadır.

4.ANEMİ
Tahin ve tahinin ana maddesi olan susam, anemiye karşı koruyucu etki göstermektedir.
.
 Anemisi olan kişiler kanlarındaki demir minerali eksikliğini gidermek için, dışarıdan ekstradan demir almaya özen göstermektedirler. 
.
Fakat bir alternatif olarak, vücut için gerekli olan demiri, zengin bir demir kaynağı olan tahinden de almak mümkündür. 
.
Çünkü sadece bir tatlı kaşığı tahin, 2 miligram demir içermektedir. 2 miligram demir ise, günlük alınması gereken demir miktarının yaklaşık %15 ine denk gelmektedir.
.
5.KOLESTROL
Fitosteroller, bitkilerin bileşiminde bulunan bir kimyasal bileşendir ve kolestrol ile çok benzer kimyasal özelliklere sahiptir. 
.
Yeterli miktarda alınan fitosterollerin, kandaki kolestrol seviyesini düşürdüğüne inanılmaktadır ve hatta kanser riskini düşürdüğü konusunda fikir ortaklığı bulunmaktadır.
.
 Tahinin yapısında bulunan fitosterol miktarı ise, 100 gram tahin için 400 ile 413 miligramdır. 
.
Bu durumda tahin, kandaki kolestrol düzeyini dengeleyen bir bitkisel besin kaynağı olmaktadır.

6.SOLUNUM SİSTEMİ SAĞLIĞI 
Yapılan birçok çalışma, tahinin yapısında bulunan magnezyumun, solunum yolları hastalıklarını önlediğini desteklemektedir.
.
 Tahin, içeriğinde bulunan magnezyum minerali yardımı ile, yüksek tansiyonu düşürmektedir ve kalp krizine yol açan faktörler ile mücadele etmektedir.
.
 Felç oluşumu riskini düşüren tahin, trigeminal kan damarı spazmını önlemeye yardımcıdır. 
.
Trigeminal kan damarı spazmı ise, migren ataklarını tetikleyen bir etki göstermektedir.

7.BEYİN SAĞLIĞI 
Sağlığa faydalı yağlardan olan omega 3 ve omega 6 yağ asitleri, beyin sağlığını korumakla birlikte, sinir hücrelerini korur ve vücuttaki sinir dokularını korumaktadır. 
.
Tahin içeriğinde bulunan omega 3 ve omega 6 yağ asitleri yardımı ile, duygusal optimize sağlığını destekler ve beynin bilişsel fonksiyonlarını destekler. 
.
Alzheimer hastalığı gelişimini yavaşlatan, omega 3 yağ asitleri, hafızayı ve düşünmeyi geliştirir. 
.
.Tahinin yapısında bulunan manganez minerali de, sinir hücrelerinin ve beynin fonksiyonlarını destekler.

8.ROMATİZMAL HASTALIKLAR
Bakır minerali, romatizmal artrit den kaynaklanan, kemiklerde şişkinlik ve ağrılar şeklinde kendini gösteren hastalıkların şiddetinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır.
.
 Anti ilithap etkisi olan bakır minerali, kemiklerin daha elastik ve kırılmaz hale gelmesini sağlayan, kolojen ve elastin enzimlerinin salgılanmasına yardımcı olmaktadır.
.
 Bakır bakımından zengin bir besin kaynağı olan tahin, eklem kemiklerinin sağlığını koruyarak romatizma riskini azaltır.

9.KAS SAĞLIĞI 
Tahin, %20 oranında saf protein içermektedir.
.
.
 Bundan dolayı tahin, kasların güçlü kalmasını sağlamaktadır. 
.
Özellikle ağır antrenman ve egzersiz sonrası tüketilen tahin, kasları güçlendirir ve korur.

10.KARACİĞER SAĞLIĞI 
Tahin, özellikle karaciğerin zararlı maddelerden temizlenmesi için ideal bir detoks özelliği olan besin maddesidir. 
.
Omega 3 yağ asitleri gibi sağlıklı yağ asitleri bakımından zengin olan tahin, karaciğeri temizler ve karaciğerin daha sağlıklı işlev görmesine yardımcı olur.

11.SİNDİRİM SİSTEMİ

Tahin çok rahat bir şekilde sindirim sisteminden geçmektedir. 
.
Diğer çoğu gıdalara göre, sindirim sistemi tarafından oldukça rahat şekilde sindirilen tahin, sindirim sistemini yormadığı için, sindirim sistemi organları için faydalı bir besin kaynağıdır.

12.SAÇ SAĞLIĞI 
.
B vitaminin hemen her çeşidini içeren tahin, sinir hücrelerini uyarmaya yardımcı olur ve kırmızı kan hücrelerinin sağlığını büyük oranda korur. 
.
Bundan dolayı tahin, saç köklerinin beslenmesini ve saçların daha sağlıklı, parlak olmasını sağlar.

13.CİLT SAĞLIĞI
B vitaminin hemen her çeşidini içeren tahin, sinir hücrelerini uyarmaya yardımcı olur ve kırmızı kan hücrelerinin sağlığını büyük oranda korur. 
.
Bundan dolayı tahin, cildin beslenmesini ve yenilenmesini sağlamaktadır. 
.
Cildinizin daha aydınlık ve sağlıklı olması için, tahini kullanarak bir cilt maskesi yapabilirsiniz.

14.ANTİOKSİDAN
Tahinin sağlığa olan birçok olumlu etkisinin altında, tahinin sahip olduğu antioksidan özelliğinin etkisi bulunmaktadır. 
.
Tahinin, anti-iltihap etkileri, astım ve solunum yolları problemlerine karşı koruyucu olması, bağışıklık sistemini koruması gibi birçok etkisi, tahinin antioksidan özelliğinden kaynaklanmaktadır.
.
FAZLASI ZARAR..
Fazla Miktarda Tahin Tüketmenin Bir Zararı Olabilir Mi?.
.
Küresel olarak dünya üzerindeki bazı ülkelerde yapılan araştırmalar (Kanada, Japonya ve İsrail gibi), tahinin alerjik etki yapabileceğini ortaya koymuştur.
Çok fazla miktarda tüketilen tahin, istenmeyen kilo yapar ve sağlıksız bir şekilde kilo almanıza sebep olabilir.
Gereğinden fazla miktarda tüketilen tahin, kolon kanserine sebep olabilmektedir.
Yine fazla miktarlarda tüketilen tahin, anafilaksi yani birtakım alerjik semptomların görülmesine yol açar.
.
 Anafilaksi etkileri, hırıltı, hipertansiyon, göğüs sıkışması şeklinde yaşanabilmektedir.
.
Çok fazla miktarda tahin tüketmek, ishal, kusma, bulantı gibi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.
.
BESİN DEĞERLERİ
1 tatlı kaşığı tahin için besin değerleri şu şekildedir;
Kalori: 89
Toplam yağ: 7.95 g / % 12
Doymuş yağ: 1.113 g / % 6
Poli doymamış yağ: 3.485 g
Mono doymamış yağ: 3.002 g
Kolestrol: 0 mg / % 0
Sodyum: 5 mg
Potasyum: 69 mg
Karbonhidrat: 3.22 g / % 1
Lif: 0.7 g / % 3
Protein: 2.61 g
Vitamin A: % 0
Vitamin C: % 1
Kalsiyum: % 2
Demir: % 4

Haydar Yılmaz / 2. Beyin: Bağırsaklar ve Probiyotikler
#TAHİN #TAZETAHİN #SİFALİBİTKİLER #BİTKİSELTEDAVİ

4 Haziran 2024 Salı

İ N C İ R & Z E Y T İ N AĞAÇLARI

İNCİR AĞACI.. 

Zeytinlikte incir ağacı neden olurmuş öğrenelim..

Zeytin ağacı ile incir ağaçları aynı dönemde meyve verir. Bu dönem zeytin sineğinin üremeye başladığı zamanlardır. Zeytin sineğinin, zeytin ağaçları ve zeytin meyvesine zarar vereceği dönemlerde, iyice olgunlaşan incir ağaçlarının meyveleri bal dökmeye başlar.

 İncirin balı, zeytin sineğine cazip gelir ve zeytin yerine incir meyvesini tercih eder. Zeytinliklerdeki incir ağaçları tıpkı bir paratoner gibi zeytin sineklerini üzerine çeker. İncir balını yiyen zeytin sinekleri bir süre sonra zehirlenerek ölür.

 Mübadele öncesinde Anadolu’nun Ege kıyılarında yaşayan Yunanlıların her zeytin tarlasına 3-4 adet incir ağacı dikmiş olmasının sebebi de budur.

Oysa bizim özellikle yeni nesil zeytin üreticilerimizin bir çoğu bu gerçeği bilmedikleri için, zeytin bahçelerindeki yüzlerce incir ağacını sinek topluyor diye kesmişler ve odun yapmışlardır.
Alıntı

27 Mayıs 2024 Pazartesi

Ethem'ler, Seyfi'ler...Mehmet'ler....

1921 martında  inönü ovasında Ethem çavuş evladı gibi sevdiği 75 lik 
Topla 18 saattir düşman mevzilerine isabetli atış yapmaktadır. 
Ethem çavuş bir mermi daha almak için sandığa elini atınca bir gariplik fark eder. Bir merminin üzerine yazı yazılmış çaputlada bir çivi sarılmıştır. 
Yazıyı okumaya zaman yoktur mermiyi ateşler düşen kovanı bir kenara bırakır herkes merak içindedir kovanda ne yazıyor diye. Hava kararır atışa ara verilir komutan askerlerin meraklı bakışları altında kovanı eline alır yazıyı okur. 
Seyfi çavuş 4 alay 3 tabur 8 batarya 7 ocak 1921 İnönü, bumermi 2 ay önce inönüde kullanılmış. 
Ankara imalat'ı harbiye de çalışanlar yazıyı farkedince kovanın üstüne çaput ile ucu inceltilmis bir çici bağlayarak tekrar cepheye yollarlar. 
Kovan Ankara'ya tekrar döndüğünde üstünde yeni yazı vardır. 
Aksekili ethem çavuş 
8 alay 3 tabur 1 batarya 
20 mart 1921 İnönü. 
Kovan tekrar düzeltilir barut doldurulur mermi çekirdeği konulur çivi çaputla sarılır cepheye gönderilir böylece kovan üzerindeki mesaj sayısı 8 olmuştur 
Tarih 9 eylül şanlı Türk ordusu  İzmir'e girer. 
Aynı tarihlerde kovan Ankara'ya döner. 
Bu sefer kovanın üzerinde bir künye birde 
Mektup vardır. 
Kamil usta mektubu açar herkesin duyacagı bir sesle okumaya başlar "Allaha şükürler olsun düşman kaçıyor muzaffer Türk ordusu düşmanı kovalıyor güzel 
İzmir'e yakınız artık. İki gün önce banazdaki muhaberede Seyfi çavuş 
Şehit düştü künyesini ailesine göndermek istedik ailesinin düşman tarafından katledildiğini öğrendik, kovandaki yazılardan anladık ki bu topçu neferinin bir ailesi de siz olmuşsunuz bu sebeple Seyfi çavuşun künyesini size yolluyorum" yüzbaşi Muhsin Talat 4 alay 2 tabur 8 batarya 5 eylül 1922 Salihli. 
İmalatı harbiyede herkes ağlıyordu hiç tanımadıkları halde yazıyla kardeş oldukları Seyfi çavuş vatan uğruna şehit düşmüştü 
Kamil usta ağlayarak tezgahın başına geçer kovanı yenilemeye başlar Seyfi çavuş'un künyesini iki perçinle kovanın dibine sabitler. 
Savaş bitmiş zafer kazanılmış kovanın gönderilmesine gerek kalmamıştır. Teğmen Hamdi Vasıf mühimmat depolarında yapılan sayım esnasında mermiyi bulur 
O esnada MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Çankaya' daki sofrasında ayağa kalkmış bıçağını hafifçe tabağa vurarak 
"Beyler yarın cumhuriyeti 
İlan edeceğiz" diyordu. 
Ertesi gün mecliste yaşasın cumhuriyet sesleri dalgalanıyordu.
Cumhuriyetin ilanı 101 pare top atışıyla kutlanır.
101 inci kovan o kovandı, evlattı evladıydı  Türk milletinin,bu son top topyekün bir milletin sesi oldu. O sesin sahibi Gazi kovan bugün M.K.E.müzesinde cumhuriyeti yaşamaya devam ediyor 
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Yaşar Aktaş.

20 Mayıs 2024 Pazartesi

T E L E M E

TELEME...

Türkler; sütten, keçi sütünden pek çok gıda maddesi üretmişlerdir. Bunlardan biri de telemedir.
Teleme, muhallebi kıvamında yumuşak, tuzsuz, yoğurda benzer bir yiyecektir. 
Lezzetli ve besleyici özelliğe sahiptir. 
Eskiden çobanların dağlarda keçileri otlatırken ekmeğinin yanına katık yapmak için, çiğ sütten yaptıkları bir yiyecek... 
Malzemesi basit; ılık keçi sütü, incir yaprağı veya ham incir (incir kozzağı)…
Teleme, yaz mevsiminde keçiden sağılan süt henüz sıcak iken, incir ağacının gövdesinden alınan beyaz süt ile çalınır (mayalandırılır). 
Dağlarda her zaman incir ağacı ve yaprağını bulabilmek mümkün müdür? 
Elbette değildir. İnsanımız bunun da kolayını bulmuştur.
 Tülbent gibi ince bir bez üzerine incir sütü akıtılarak kurutulur.
Bu artık hazır bir mayadır. Dağda keçi sağılarak bu mayadan katılır ve “TELEME” olur.
Bir tencere keçi sütü, birkaç damla incir sütü akıtıldıktan sonra yaprağın sapıyla karıştırılıp 10-15 dakika kadar uyumaya bırakılırsa, mayalanan keçi sütü teleme hâline gelir. 
Teleme çalınan kabı soğuk bir suda beklettiğimizde, tadı daha da güzelleşecek, lezzetli bir duruma gelecektir...
“ÇOBANIN GÖNLÜ OLSA TEKEDEN TELEME ÇALAR...”
Türkmen aşiretlerinin hayvancılık geleneğine dayanan bir deyim...
İmkânsızı denemeye veya yapmaya çalışanlar hakkında veya kişinin istediği takdirde olmayacak bir işi yapabileceği anlamında söylenen deyimdir.
Alıntıdır. 

17 Mayıs 2024 Cuma

DİNGO ' NUN AHIRI !

Dingo'nun ahırı...
Takvimler 3 Eylül 1872'yi gösterirken İstanbullular daha önce bir benzerini görmedikleri yepyeni bir ulaşım aracı ile tanışırlar: "atlı tramvay".İlk kez 1832 yılında New York’ta kullanılmaya başlayan bu ulaşım aracı, 1850’lerde önce Paris’e oradan da tüm Avrupa ülkelerine yayılır. Tabii, atlı tramvayın icat edildikten sonra Osmanlı topraklarına giriş yapması bir kırk yılı bulur.İstanbul halkının atlı tramvay kullanmaya başlaması adeta bir devrimin habercisidir; çünkü taht-ı revan, tenteli at arabası ve fayton gibi yalnızca maddi durumu yüksek olanların kullandığı ulaşım araçlarına ucuz bir alternatif gelmiştir.Azapkapı-Ortaköy hattında 06.30 ile 19.20 saatleri arasında her 20 dakikada bir sefer yapmaya başlayan atlı tramvay, kısa sürede herkesin tercih ettiği ulaşım aracı olur ve ilk hat olan Azapkapı-Ortaköy hattının açılışından sonra şehir içine yeni hatlar da eklenir.

Şişhane yokuşunda tramvayı çeken atların enerjileri neredeyse bitecek hale geldiğinden, tramvay seferlerinin aksamaması için atlar Taksim'de bulunan ahırda dinlendirilir.Yorgun atlar ahırda dinlenmeleri için bırakılır, yeni atlarla tramvay seferine devam edilir ve bu döngü sürekli bu şekilde devam eder. Atların bekletildiği ahır ise bugünkü Fransız Konsolosluğu’nun bulunduğu yerin yakınlarındadır ve Dingo adındaki bir Rum vatandaş tarafından idare edilmektedir.

Şişhane-Kurtuluş hattının işlekliği sebebiyle en çok kullanılan ahırlardan biridir Dingo'nun ahırı. Ancak Dingo biraz pervasızdır, üstelik çok içki içtiğinden kafası da pek yerinde değildir.Kayıtları düzenli tutulmayan bu ahıra kimin girip çıktığı belli olmadığından kavgası gürültüsü de eksik olmaz. Böylece Dingo'nun meşhur ahılı halkın diline düşer ve o gün bugündür de kalabalık ve karmaşa içindeki yerleri tarif eden bir deyim olarak dilimize yerleşir. Nereden nereye...
Alıntıdır. 



7 Mayıs 2024 Salı

BİTEN HIRS MI YAŞAM MI?

CEVİZ KURDU, GİRECEĞİ KADAR BİR DELİK AÇARAK CEVİZİN İÇİNE GİRER.

 Cevizin içi insan beynine benzer, başlar onu yemeye.
Buraya kadarı normal. Yedikçe şişmanlar.
Karnı büyür. Yeterince yükünü tutup doyunca gitmek ister ama girdiği delikten çıkamaz.
Daha da kötü olanı; içi yenilen ceviz de kurumuş ve sertleşmiştir, o deliği genişletmek artık imkansızdır.

---Kurtçuk oturup bakar, delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır:

 Zayıflamayı beklemek.
Aç kaldıkça zayıflar, eski cılız haline döner.

Ve bir gün çıkar. Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ile bir içsiz ceviz kalmıştır.

Kimi insanlardaki para ve mal - mülk hırsı da ceviz kurduna benzer.

O hırsı yenip, artık yeter, dediğinde baharlar ve yazlar bitmiş olur.

Geriye sadece, ömrünün sonbaharı ve belki de
çeşitli hastalıklar, ilaçlar ve diyetler ile geçirmek zorunda kalacağı, koskoca bir kara kış kalmış olur.


18 Nisan 2024 Perşembe

BAŞARI NEDİR ?

Başarı nedir?

4 yaşında başarı ....donuna işememektir.
12 yaşında başarı..........arkadaş bulabilmektir.
16 yaşında başarı.................araba surebilmektir.
20 yaşında başarı.........................seks yapabilmektir.
35 yaşında başarı .......................para kazanabilmektir.
50 yaşında başarı .......................çok para kazanabilmektir.
60 yaşında başarı ..........................seks yapabilmektir.
70 yaşında başarı ................araba surebilmektir.
75 yaşında başarı .........arkadaş bulabilmektir.
80 yaşında başarı ....donuna işememektir.

Prof. Albert Follanberg

17 Nisan 2024 Çarşamba

İNSANLIK & HAYVANLIK

Eski Türk yazıtlardan birinde şöyle yazar :

Kuzu dizlerinin üzerine çökerek annesini emer ,
Karga yaşlı annesini besler ; 
Bunun adı :
" saygılı davranmaktır ."

Horoz  şafak vakti öter , 
Yaban kazları 
Her bahar kuzeye 
Her sonbahar güneye uçar ; 
Bunun adı :
'' söz tutmaktır .'' 

Yeşilbaşlı ördek eşini kaybettikten sonra ölene kadar yeni bir eş bulmak istemez .
Bu :
'' sadakat '' 
Olarak adlandırılır

Bir geyik iyi bir otlağa rastladığında yaşadığı sürüyü oraya davet eder ve paylaşır , 
Karınca yemek gördüğünde bütün koloniyi oraya çağırır ; 
Bunun adı :
'' adalettir .'' 

Eğer bir insan bu erdemlere sahip değilse :
Hayvandan beter bir halde yaşıyordur .!

Bir Türkmen duası da şöyledir :

Tanrım , 
İlk önce : 
Dağa taşa ver ,
Ormana , 
Hayvanlara , 
Suya ver .
Ondan sonra :
İnsanlara , 
Kapı komşuya , 
Muhtaç olana ver .
Kalırsa , 
En son bana ver .!

 Alıntı