Translate

22 Temmuz 2026 Çarşamba

BİR CENAZE TÖRENİ....

ATATÜRK son zaferini 
CENAZE merasiminde yaşadı..

8 ÜLKE ASKERİ TÖREN 
BİRLİKLERİNİ GÖNDERDİ.....
Bu dünya da bir ilkti..

Şöyle diyor
CEVAT NAZ…

GAZI MUSTAFA KEMAL'' kitabının arasından 
1938 yılına ait, 
yani sonradan kesilip konmuş 
bir gazete kupürü buldum..

Cevat Naz 
Alman gazetecinin 
Atatürk’ün  cenaze törenini 
konu alan kitabını Türkçe ye çevirir .

21 Kasım 1938

Yer Ankara 

Atatürk'ün cenazesi onun 
son zaferi oldu. 

Cenaze töreninde 
tüm tezatlar susmuştu. 

Türk ve Alman askerleri 
naaşının arkasında yürüyorlardı. 

Stalin ve Hitler'in temsilcileri 
aynı sıradaydı. 

Valencia ve Franco çelenk göndermişlerdi. 

Naaşının önünde 
faşistler, 
demokratlar 
ve komünistler eğildiler. 

Türk halkı ağlıyordu . 

Ankara bugün dünyanın 
şimdiye kadar gördüğü 
en etkileyici cenaze törenine 
tanıklık ediyordu.

Tören,  bir süvari bölüğü 
tarafından açıldı. 

Onların arkasından 
bir topçu bölüğü ile 
ellerinde bayraklarla ve 
bando ile cumhuriyet muhafızları geliyordu. 

Sonra alfabetik sırayla 
Almanlar 
Bulgarlar, 
İngilizler, 
Fransızlar, 
Yunanlılar, 
Romenler, 
Ruslar 
Yugoslavlar’dan oluşan 
birlikler yer alıyordu. 

Her dilde komutlar verildi…

Almanca komutu 
Farsça komut, 
Yunanca komutu 
Rusça komut takip etti…

Ruslar Karadeniz filosunun 
bir müfrezesini göndermişlerdi. 

Çelik miğferli ve SS üniforması içindeki Baron v. Neurath, kolu yukarıda, Prusya merasim yürüyüşüyle geçen Alman bahriye birliğini selamlıyordu. 

Yabancı birlikleri 
Türk denizciler takip etti. 

Bando, Chopin'in 
cenaze marşını çalıyordu. 

Onların arkasından 
naaşı  taşıyan top arabası geliyordu. 

Top arabasının her  iki tarafında 
kılıçlarını çekmiş oniki general yürüyordu. 

Atatürk’ün kızkardeşi, 
eşinin kolundaydı. 

Onları, İsmet İnönü takip ediyordu. 

Onun arkasında tek sıra halinde 
millet meclisi başkanı, 
başbakan ve Türk ordusunun 
genel kurmay başkanı geliyordu. 

Yabancı özel misyonların 
renkli üniformaları harika bir görüntü 
teşkil ediyordu. 

İtalyan heyetine 
eski Milletler Cemiyeti delegesi 
Baron Aloisi, 

Fransız heyetine 
içişleri bakanı Sarraut, 

Yunanistan heyetine ise başbakan 

Bir bölük piyade ile 
görkemli cenaze alayı son buluyordu.

Silah kuşanmış 
yabancı birliklerin 
saygı yürüyüşünde bulunması
dünya da bir ilkti.

Ve daha sonra da 
bugüne kadar böyle bir şey 
yaşanmadı…

Savaş meydanında 
Atatürke yenilmiş yabancı 
komuta kademesi bile 
Onu son kez selamlamak için gelmişlerdi…

İYALYAN radyosu
ŞU anonsu  yapmıştı 
Ey bu hayata veda etmiş 
İskender,
Napolyon,
SEZAR
Ey ülkeler fetetmiç 
degerli komutanlar  
kalkın ayaga..
TARİHİN gördügü
EN NÜYÜK KOMUTAN GELİYOR..

Evet böyle anons edilmişti 
Mustafa Kemal Atatürk ün ölümü

Hatta savaş meydanlarında 
Ona yenilmiş komutanlar şöyle söylemişlerdi.
İLAHİ MUSTAFA KEMAL 
ölürken bile bir kez daha yendin bizi…

Cenaze alayı saat onikide, Atatürk’ün şanına layık bir anıtkabir yapılıncaya kadar geçici istirahatgahı olan etnografya müzesine ulaştı. 

Yaşamında imkansızı mümkün kılmış olan Mustafa Kemal Atatürk 
ölümünde de aynı şeyi yaptı. 

Onun naaşının arkasında ilk defa birbirleri ile savaşan İspanyol cumhuriyet hükümetinin temsilcileri ile 
Franco’nun resmi olmayan askeri idaresinin temsilcileri yürüyorlardı.

Müzenin önüne gelindiğinde tabut generaller tarafından top arabasından alınarak salona taşındı. 

Orada, cumhurbaşkanı ve Atatürk'ün kızkardeşinin yanı sıra yüksek yetkililer toplanmıştı. Üç dakikalık saygı duruşunda salona sessizlik hakimdi. 
Hiç konuşulmadı 

Dünyanın her yanından çelenkler gönderilmişti. Türk gazetelerinin tahminlerine göre bunların sayısı 
yirmi bini buluyordu. 

Bunları Ankara’ya getirmek için 
sekiz vagon gerekmişti. 

Müze içinde naaşın her iki tarafına 
sadece devlet başkanlarının 
gönderdikleri çelenkler konuldu. 

Diğer çelenkler, yaşamı sırasında kendisi için yapılan anıtlarda yerlerini aldılar.

Tören sırasında Yunanistan başbakanı General Metaksas bayıldı …

Türkiye'de, 10 Aralık’a  kadar 
ulusal yas ilan edildi

Tüm okullar sekiz gün daha kapalı kaldı

Atatürk’ün naaşını taşıyan 
top arabası geçerken askerler gözyaşlarını tutamamışlardı…

Işıklar içinde uyu 
En büyük devlet adamı..

Devrimci 
yenilmez komutan…
******

———galip
SARIALTIN


Hiç yorum yok: