Translate

9 Temmuz 2026 Perşembe

VECİHİ HÜRKUŞ

Kendi ürettiği uçakla izinsiz uçtuğu için cezalandırılan, "Kanatlarımı kırsanız da ben yine uçacağım!" diyerek Türk havacılık tarihini tek başına inşa eden dahi pilot VECİHİ HÜRKUŞ'TUR 🇹🇷

Vecihi Hürkuş, 1896 yılında İstanbul'da doğdu. I. Dünya Savaşı'nda bir Rus uçağını düşürerek "tarihteki ilk Türk avcı pilotu" unvanını aldı. Esir düştüğü adadan yüzerek kaçacak kadar çılgın, göklere aşık bir kahramandı.

Kurtuluş Savaşı'nın ardından en büyük hayalini gerçekleştirmek için kolları sıvadı. 1925 yılında, tamamen yerli imkanlarla Türkiye’nin ilk uçağı olan "Vecihi K-VI"yı üretti. Ancak ödüllendirilmesi beklenirken, izinsiz uçuş yaptığı gerekçesiyle cezaya çarptırıldı. Bürokratik engellere, imkansızlıklara ve köstek olanlara inat hiçbir zaman vazgeçmedi; ilk sivil havacılık okulunu açtı, onlarca pilot yetiştirdi. O, bu toprakların gökyüzündeki bağımsızlık mücadelesinin en sert ve en dahi ismi oldu.

5 Temmuz 2026 Pazar

HASAN TAHSİN - İlk Kurşun

Koca bir şehrin sustuğu, işgal ordusunun yürüdüğü o gün "Yürüyorlar, boyun mu eğeceğiz!" diyerek kalabalığın arasından fırlayıp ilk kurşunu sıkan korkusuz gazeteci HASAN TAHSİN'DİR 🇹🇷

Hasan Tahsin (Osman Nevres), 1888 yılında Selanik'te doğdu. Paris'te siyasal bilimler eğitimi aldıktan sonra Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde gizli görevlerde yer aldı. İzmir'de çıkardığı "Hukuk-u Beşer" gazetesiyle emperyalizme karşı kalemini silah gibi kullandı.
15 Mayıs 1919 sabahı, Yunan işgal askerleri İzmir Kordon boyuna çıkıp şehri teslim almaya başladığında, halk çaresizlik içindeydi. Herkesin sustuğu o kırılma anında, Hasan Tahsin kalabalığın arasından sıyrılarak işgal yürüyüşünün en önündeki bayraktarı tek kurşunla yere serdi. Attığı bu ilk kurşun, Anadolu'da yanacak olan Kurtuluş Savaşı meşalesinin ilk kıvılcımı oldu. Saniyeler sonra şehit edilmesine rağmen, gösterdiği bu tarihi başkaldırı Türk milletinin asla esir alınamayacağını tüm dünyaya ilan etti.
ALINTIDIR. 78

HALİL KUT - Kut'ül Amare

🇹🇷Kut'ül Amare Fatihi / Halil Kut Paşa🇹🇷

İngiliz ordusunu generalleriyle birlikte esir alan, Rüşvet olarak teklif edilen milyonlarca altını elinin tersiyle itip "Tarihe altın harflerle geçeceğiz!" diyen Kut Kahramanı HALİL KUT PAŞA'DIR 🇹🇷

Halil Kut, 1881 yılında İstanbul’da doğdu. Harp Akademisi’ni bitirdikten sonra Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nda Osmanlı ordusunun en ön saflarında çarpıştı. I. Dünya Savaşı'nın en parlak zaferlerinden birine imza atacak olan askeri dehaydı.

1916 yılında Irak Cephesi'nde, Kut'ül Amare bölgesinde İngiliz tümenini kuşattı. İngiliz generali Townshend, kuşatmayı kaldırması karşılığında Halil Paşa’ya milyonlarca sterlin rüşvet teklif etti. Bu teklifi sert bir dille reddeden Halil Paşa, İngiliz ordusunu açlık ve sefalet içinde bırakarak teslim olmaya zorladı. 13 general, 481 subay ve 13 binden fazla İngiliz askerini esir alarak Britanya tarihinin en büyük askeri hezimetini yaşattı. Soyadı kanunu çıktığında Atatürk tarafından kendisine bizzat "Kut" soyadı verildi.alıntı.

DELİLİK...!

2 Temmuz 2026 Perşembe

AŞİYAN AŞIKLARI...

*İSTANBUL AŞİYAN MEZARLIĞI YOLUNDAN GEÇERKEN NEDEN 3 KERE KORNA ÇALINIR?BİLİRMİSİNİZ?*
Okuyalım...

Delikanlının biri gece geç saatlerde Aşiyan mezarlığının önünden geçerken, mezarlığın önündeki yıllanmış ağacın altında yere oturmuş ağlayan bir genç kız görür. 

Çok şık bir kıyafetle Aşiyanın önündeki dev ağacın altına çökmüştür kız ve hıçkırıklarla ağlamaktadır. 

Delikanlı yardım etmek düşüncesiyle kızın yanına gider, kendisini tanıtır ve neden ağladığını sorar. Kız; gözyaşları içinde  "yakın bir zamanda trafik kazası sonucu tam da bulundukları bu yolda arkadaşlarını kaybettiğini ve üzüntüsünden ağladığını" söyler. 

Delikanlı kızın yanına oturur, sakinleştirir, ayazdan korunsun diye kendi ceketiyle kızı sarmalar ve neredeyse sabaha kadar sohbet ederler. 

Sabah gün ışırken kız artık evine gitmesi gerektiğini söyler ve başka bir söz etmeden arkasını dönüp Aşiyan yokuşunu yürümeye başlar. 
Delikanlı kızı uzaktan takip eder ve evini öğrenir.

Aradan geçen günlerde delikanlı kızın etkisinden kurtulamaz. 
O gece sabaha kadar sokak ortasında geçirilen zamanda kıza âşık olduğunu fark edince daha ciddi ve resmi bir ilişki için kızla tekrar konuşmaya ve kızın ailesiyle tanışmaya karar verir. 

Kızın evine gider ve  kızı sorar...
 Kızın annesi, "sanırım bilmiyorsunuz, benim kızım vefat etti" deyince delikanlı çok şaşırır. 
Bir kaç gece önce yaşadıklarını anlatır.
 Evin hanımı onu dinlerken bayılır. 
Evin beyi ile kendine getirirler kadını. 
Ayılırken "imkansız benim kızım öldü" diye bağırır kadın.

 Delikanlı yaşadığına mı, anlatılana mı inanacağını şaşırmış durumda şok geçirir.
 Herkes biraz daha sakinleştiğinde baba anlatır.

"Kızım 2 yıl kadar önce arkadaşlarıyla eğlenmeye çıktığı gece eve dönerken, yolun aşağısında arkadaşlarıyla bir trafik kazası geçirdi. 3 kişiydiler ve hepsi öldü".

Delikanlı inanamaz.
 İnatla "geçen gece onunla tanıştım" der ve üzerindeki kıyafeti tarif eder. 
Bu kıyafet kızın öldüğü gece üstünde bulunan kıyafettir. 
Kalabalık bir fotoğrafta kızın resmini görür ve  'işte bu' der...

Anne ve baba ne dedilerse kızlarının 2 sene önce öldüğüne delikanlıyı bir türlü ikna edemezler ve bunu delikanlıya ispatlamak için onu kızın mezarına götürmeye karar verirler.
Mezarın başına  gittiklerinde hepsi yeni bir şokla sarsılır...
Delikanlının o gece kızı sarmaladığı ceketi kızın mezarının üstündedir. 
Delikanlı arka arkaya yaşadığı duygusal gerilimlere daha fazla dayanamaz, kendini toparlayamaz ve sonrasında aklını kaybeder. 

Hala Aşiyan mezarlığı etrafında dolaştığı söylenen bu genci (şimdilerde 40'lı yaşlarda) oralara dolaşmaya giden herkesin görebileceği söylenir. 

Kızın annesi mezardan sonra fenalaşır ve 1 hafta kadar sonra kalp krizinden ölür. 
Geride kalan baba ise yaşarken; 'vasiyetimdir' diye muhtara, konu komşuya bir söz verdirir... 
"Bu delikanlı ve kızımı oradan geçen herkes ansın, aşklara ve inanılmaz sayılan olaylara herkes saygı duysun" der. 

Rahmetli Akrep Nalan'ın söylediği 'Aşiyan Aşıkları' şarkısına bu olayın ilham olduğu söylenir ve ayrıca bu olay nedeni ile;

* Belediye Aşiyan mezarlığının önündeki o garip yolu hiç  bozmamış ve bu ağacı kesmemiştir.

* O ağacın altına aşıkların anısına bir bank koyulmuştur..

* Ve yine bundan sebeptir ki; yıllardır insanlar Aşiyan mezarlığının önündeki o dev ağacın oradan geçerken 3 kere kornaya basarlar... 
Aşıkların anısına ve kendi aşklarının gerçekliğini kanıtlamak için...

Rahmetli Akrep Nalan söyledi bu aşkın şarkısını.

Alıntıdır

5 Mayıs 2026 Salı

HAPPY HIDRELLEZ

You’ve timed this perfectly—since today is May 5th, we are officially on the eve of one of the most vibrant and ancient celebrations in the Balkans and Anatolia.
​Hıdrellez marks the arrival of spring and the awakening of nature. According to tradition, it is the day when Hızır (the protector of land and helper of those in need) and İlyas (the protector of the seas) meet on Earth.
​If you’re looking to get into the spirit of the holiday, here is a quick guide to the traditions happening right now:
​1. The Rituals of Luck and Abundance
​Tonight is the night most people perform their "magic." Here’s what’s usually on the agenda:
​The Rose Tree Ritual: People draw their wishes (a house, a car, a wedding ring, a plane ticket) on a piece of paper or shape them out of stones/clay under a rose tree. It’s believed Hızır visits these spots to grant the wishes.
​The Jar of Fortune (Kısmet Açma): In many villages, items like rings or earrings are placed in a jar of water. Tomorrow, someone will pull them out while reciting verses to predict the future.
​Burying Money: Some bury coins at the foot of a rose tree to ensure financial abundance for the coming year.
​2. Fire and Water
​Jumping Over Fire: This is the most iconic image of Hıdrellez. Jumping over a small bonfire three times is said to ward off sickness and "burn away" the misfortunes of the previous year.
​Washing with Morning Dew: Tomorrow morning (May 6), it’s tradition to wash your face with fresh spring water or even walk barefoot on the dewy grass to stay healthy.
​3. Food and Nature
​Eating fresh lamb or medicinal herbs gathered from the fields is a big part of the feast. It represents the "freshness" and vitality of the new season.
​Are you planning to make a wish tonight?
​If you have a rose tree nearby, you're halfway there! Just remember to draw clearly—Hızır is a busy guy tonight and appreciates a specific blueprint.