Translate

ARAŞTIRMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARAŞTIRMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2022 Pazartesi

Dünya ruh sağlığı günü 10 Ekim

Dünya Ruh Sağlığı Günü 2022 yılı teması “Herkes İçin Ruh Sağlığı ve İyilik Halini Küresel Öncelik Haline Getirmek” olarak belirlenmiştir. Her birimizin psikolojik sağlığın korunması, desteklenmesi ve iyileştirilmesi; ruhsal hastalığı olan kişilerin tedavi ve toplum içinde yaşama hakkını engelleyen damgalama ve ayrımcılıkla mücadele edilmesi, psikolojik iyilik halinin desteklenmesi için yapabileceği çok şey var. Dünya Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle toplumda bu konuya ve her birimizin birey olarak bu konudaki gücümüzün farkına varmasına dikkat çekilmektedir. #DünyaRuhSağlığıGünü

16 Eylül 2022 Cuma

ÇETİN CEVİZ

"90 yaşlarında bir teyzeden bugün güzel bir bilgi öğrendim. Yaklaşık 1.5 yıl önce Köyde birinden parayla ceviz almıştık. Eve gelip açmaya çalıştığımda Cevizler o kadar serttiler ki kırmakta çok zorlandım kırılsa bile içindeki perdeside sanki dış kabuğu gibi sertti ve ne bütün ne yarım şekilde ayrılmıyorlardı. Un ufak oluyorlardı, çok nadir arada yarım falan çıkıyordu.1.5 yıl oldu hala ceviz bitmedi.. Bugün o çetin cevizlerin nasıl kolay açılabileceğini öğrendim.. -1 tencerede su kaynatıyoruz, cevizleri içine atıp ocağı kapatıp 10dk. kadar bekliyoruz. Sonra cevizleri dışarı çıkarıp kuruluyorsunuz.İçine su girmiyor...Ve kolaylıkla çıkıyor... Alıntı

9 Eylül 2022 Cuma

D U A

Pagan dönemi eski bir Türk yazıtlarında şöyle yazar; Kuzu dizlerinin üzerine çökerek annesini emer, Karga yaşlı annesini besler; Bunun adı " saygılı davranmaktır ." Horoz şafak vakti öter, Yaban kazları her bahar kuzeye, her sonbahar güneye uçar; Bunun adı ''söz tutmaktır." ''Yeşilbaşlı ördek eşini yitirdikten sonra ölene kadar yeni eş aramaz. Bunun adı ''sadakattir. ''' Bir geyik iyi bir otlağa rastladığında yaşadığı sürüyü oraya davet eder ve paylaşır, Karınca yemek gördüğünde bütün koloniyi oraya çağırır; Bunun adı '' adalettir .'' Eğer bir insan bu erdemlere sahip değilse beter yaşıyordur .!.... Çok eski zamanlardaki pagan Türk duası şöyle der : 'Tanrım, İlk önce : Dağa, taşa ver, ormana, hayvanlara, suya ver. O'ndan sonra; insanlara, kapı komşuma, muhtaç olana ver. Kalırsa, en son bana ver ... Celal Gökdağ beyden alıntıdır.

7 Eylül 2022 Çarşamba

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR

YER VE EDER İLİŞKİSİ Baba oğluna dedi ki: üniversiteden üstün başarı ile mezun oldun oğlum, işte yıllar önce senin için alıp garajda sakladığım arabanın anahtarları burada… Ama sana vermeden önce onu şehir merkezindeki kullanılmış araç parkına götür ve onlara satmak istediğini söyle ve sana ne kadar teklif edeceklerini öğren. Oğlu kullanılmış araba parkına gitti, babasına geri döndü ve dedi ki: ” Bana 10.000 lira teklif ettiler çünkü araç çok yorgun ve eski imiş.” Baba dedi ki: ” Şimdi onu piyasada satılığı çıkar.” Oğlu piyasada satılık dedi sağa sola sordu ve babasına geri döndü ve dedi ki: ” 12 bin teklif ettiler çünkü çok eski bir araba olduğunu söylediler.” Baba bu kez oğlundan şehir merkezindeki klasik araba satıcılarına arabayı göstermesini istedi. Oğlu arabayı götürdü, geri döndü ve babasına dedi ki: Baba buna çok şaşıracaksın araba için 100.000 lira teklif ettiler, çünkü bu bir Nissan Skyline R34 müş, dünyada sadece 27 tane kalmış ve kolleksiyonerler bu araca çok değer veriyormuş. Baba oğluna dönüp dedi ki: ” Doğru yerin seni doğru şekilde değerlendireceğini görmeni istedim.”.. Takdir edilmiyorsan sakın üzülme, bu sadece yanlış yerde ve yanlış insanların arasında olduğun anlamına gelir. Değerini bilen, seni anlayan ve fikirlerine önem veren kişiler varsa doğru yerdesin demektir, asla kimsenin değerini anlayamadığı bir yerde gereğinden fazla zaman geçirme oğlum…

17 Ağustos 2022 Çarşamba

🍓 ÇİLEK 🍓

ÖĞRETMEN OLMAK Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen Matematik dersinde; – Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor. Öğrenciler: – Öğretmenim çilek ne? Diyorlar. Öğretmen: – İşte çocuklar çilek. – Biz hiç çilek yemedik. diyorlar. Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve diyor ki; – Bu toprakta çilek yetişir mi ? diyor. Bursa’daki firmalardan cevap geliyor. – Evet Diyarbakır şartlarında çilek yetişir. Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir tarif yolluyorlar. Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve diyor ki: – Bu sene size matematikten sınav yok. Öğrenciler: – E nasıl not alacağız öğretmenim? Hepsine bahçeyi kazdırıp, çilekleri diktirip, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi verip: – Şimdi gideceksiniz evinize anne babanıza ben size nasıl öğrettiysem sizde onlara öyle öğreteceksiniz. Çocuklar gidiyorlar evlerine hepsi anlatıyorlar ve çilekleri dikiyorlar ve öğretmen diyor ki: -Çilek mevsimi gelince getireceksiniz tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız. Çocuklar tabaklarla getiriyorlar öğretmenler çilekleri sayıyor öğretmen çilekleri eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki: – Çocuklar nasılmış tadı? Öğrenciler: -Valla ucunda not vardı diye yiyemedik. – Hadi bakalım yiyin. Diyor öğretmen. Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı şu anda Diyarbakır’ın pazarında çilek satıyorlar. Şimdi düşünüyorum da, öğretmen olmak bu işte gerçekten tahtada müfredat anlatmak değil, bulunduğun yere, bulunduğun okula bir şeyler katabilmek. ALINTI.

16 Ağustos 2022 Salı

Dünya kurdu insan

DÜNYA KURDU İNSAN "Ceviz kurdu, gireceği kadar bir delik açarak cevizin içine girer. Cevizin içi insan beynine benzer, başlar onu yemeye. Buraya kadarı normal. Yedikçe şişmanlar. Karnı büyür. Yeterince yükünü tutup doyunca gitmek ister ama girdiği delikten çıkamaz. Daha da kötü olanı; içi yenilen ceviz de kurumuş ve sertleşmiştir, o deliği genişletmek artık imkansızdır. Kurtçuk oturup bakar, delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır: Zayıflamayı beklemek. Aç kaldıkça zayıflar, eski cılız haline döner. Ve bir gün çıkar. Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ile bir içsiz ceviz kalmıştır. Kimi insanlardaki para ve mal - mülk hırsı da ceviz kurduna benzer. O hırsı yenip, artık yeter, dediğinde baharlar ve yazlar bitmiş olur. Geriye sadece, ömrünün sonbaharı ve belki de çeşitli hastalıklar, ilaçlar ve diyetler ile geçirmek zorunda kalacağı, koskoca bir kara kış kalmış olur.." alıntı

22 Mayıs 2022 Pazar

Winner ! Loser !

' her canlı ölümü mutlaka tadacaktır " yazıyor az ilerde sağ tarafta , zincirlikuyu mezarlık girişinde ! Motoru fazla zorlama ! Az , öz, temiz , helal olsun yeter ! Kimsenin malına, mülküne göz dikme , rızık Allah'tan ama tembellik yapma , bugün ölecekmiş gibi hazırlıklı ol , hiç ölmeyecekmiş gibi çalış , çabala , fakirlik , yoksulluk kader değil , maddi zenginlik de ayıp , utanılacak bir durum değil . Temiz kalp ❤️ vicdan sahibi , dürüst, doğru ol da ne kaybedersen kaybet Aslında kazanan o / onlar değil sensin ❤️ mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oyalan 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷

25 Nisan 2022 Pazartesi

Soykırım büyük bir yalan

Ermeni Soykırımı İddialarını Atatürk Nasıl Yanıtlamıştı? 26 Şubat 1921’de Amerikalı gazeteci Clanence K. Streit, Kurtuluş Savaşı’nın önderini merak edip, tüm dostlarının ikâzlarına rağmen Amerika’dan Ankara’ya gelir. Yüce Atatürk, İstiklâl mücadelemizdeki haklılığımızı tüm dünyaya duyurmak için Amerikalı gazetecinin bu ziyaretine çok önem verir. Amerikalı gazetecinin tüm merak ettiği soruları cevapladıktan sonra konu Ermeni tehcirine gelir. Büyük Önder yıllar önce der ki: “Düşmanca ithamda bulunanların sürdükleri büyük mübalağalar dışında Ermenilerin tehciri meselesi aslında şuna inhisar etmektedir: Rus Ordusu 1915’de bize karşı büyük taarruzunu başlattığı bir sırada o zaman Çarlığın hizmetinde bulunan Taşnak Komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmişti. Düşmanın sayı ve malzeme üstünlüğü karşısında çekilmeye mecbur kaldığımız için kendimizi daima iki ateş arasında kalmış gibi görüyorduk. İkmal ve yaralı konvoylarımız acımasız bir şekilde katlediliyor, gerimizdeki köprüler ve yollar tahrip ediliyor ve Türk köylerinde terör hüküm sürdürülüyordu. Bu cinayetleri işleten saflarına eli silah tutabilen bütün Ermenileri katan çeteler, silah, cephane ve iaşe ikmallerini, bazı büyük devletlerin daha sulh zamanından itibaren kendilerine kapitülasyonların bahşettiği dokunulmazlıklardan istifade ve bu maksada matuf olarak büyük stoklar husule getirmeye muvaffak oldukları Ermeni köylerinde yapıyorlardı. İngilizlerin sulh zamanında ve harp sahasından uzak olarak İrlanda’ya reva gördüğü muameleye hemen hemen kayıtsız bir şekilde bakan dünya efkarı, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldığımız karar için bize karşı haklı bir ithamda bulunamaz. Bize karşı yapılmış olan iftiraların aksine, tehcir edilmiş olanlar hayattadır ve bunlardan ekserisi şayet İtilaf Devletleri bizi tekrar harp etmeye zorlamasa idi evlerine dönmüş olurlardı.” Kaynak: Clarence K. Streit-Bilinmeyen Türkler, çeviri Heath W. Lowry, sayfa 213

5 Nisan 2022 Salı

İŞİNİ NASIL YAPACAKSIN ?


TIP FAKÜLTESİNDE İLK KEZ KADAVRA başına toplanan öğrenciler, baya bir merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler.. Profesör dersine başlar.. 'Tıpta iki şey doktorlar için çok önemlidir, ilki insan vücudu ile ilgili hiç bir şey sizin için iğrenç olmamalıdır..' Örneğin, der ve parmağını cesedin kıçına sokar ve çıkartıp kendi ağzına götürür.. 'Hadi bakalım şimdi sizlerde aynı şeyi yapınız..!' Ögrenciler şok içinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesör çok ciddi, istemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler.. Öğrencilerin hepsi bu işin tadına bakıp berbat bir hale gelmişken, profesör konuşmasını sürdürür; 'Bir tıp doktoru için ikinci en önemli nokta gözlemdir' der ve devam eder; 'Ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ama kendi ağzıma işaret parmağımı götürdüm..' Şimdi bir doktor için, dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu da öğrenmiş bulunuyorsunuz..!' Neymiş..? Sonuç olarak, işimizi dikkatli yapmazsak boku yeriz..

















 

30 Mart 2022 Çarşamba

A D A L E T






 ADALET!

Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar, öğrenci “Ali” diye cevap verir. Öğretmen bir anda,


“Defol bu sınıftan, bir daha asla dersime gelme” der.


Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir, neye uğradığı şaşıran Ali de sınıfı terk eder.


Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir hiç birinden tek bir ses bile çıkmaz…


Hoca sınıftaki sessizlikle beraber ileri geri yavaş yavaş dolaşmaya başlamış bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınıyor, başlamış derse.


Hoca: “Kanunlar ne için vardır?” diye sorar ve ders başlar…


Bir çok cevap gelmiş, bir öğrenci düzeni korumak, diğeri toplumda yaşayan bireylerin hak ve hürriyetini sağlamak için, öbürü yaşam haklarını idame ettirmek, bir başkası devlete güveni, o devletin saygın bir vatandaşı olduğunu göstermek için, bir diğeri her yerde hakkını yasalar çerçevesinde arayacağını bilmek ve devletin vatandaşına haklarını nasıl arayacağını göstermek için…


Hoca başka diye tekrar sorunca bir öğrenci de “Adalet için diye cevap vermiş.


Bu cevabı verene hoca parmağı ile işaret ederek işte aradığım cevap bu dercesine “peki az önce arkadaşınıza adaletsiz davrandım mı?”, herkeste aynı cevap “evet hocam”.


Öğretim görevlisi sınıf kapısını açarak dışarıdaki öğrencisini içeri alır ve teşekkür edip yerine geçebileceğini söyler, herkes bunun bir senaryo, oyun olduğunu anlar.


Fakat hoca son sözlerini söylememiştir henüz;


“Peki buna hepiniz şahit oldunuz, neden tepki göstermediniz, bir açıklama istemediniz, arkadaşınızın hakkını savunmadınız!?


Herkes susar çıt yok. Hoca bakın sevgili arkadaşlar, bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var, bunu size 100 saat sınıfta ders versem anlatamazdım der ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.


“Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti de olmayın, o yılan bir gün mutlaka sizi de sokacaktır.”


“Adaletsizliğe şahit olup göz yuman insanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumdur.”


“Bir şahsa karşı yapılan haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdit demektir.”

28 Şubat 2022 Pazartesi

Peygamber'in Miraç mucizesi

 Hz. Muhammed' in Miraç mucizesi 


" Bir gece , kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye ( Muhammed ) kulunu Mescid-i Haram'dan , çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O , gerçekten işitendir , görendir. " 


Kur'an , İsra - 1 .

20 Temmuz 2019 Cumartesi

20 TEMMUZ 1974 BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI

1878 Yılında Rusya karşısında zor durumda kalan Osmanlı , Kıbrıs'ın yönetimini geçici olarak İngiltere'ye verdi. 

Birinci Dünya Savaşın'da İngiltere Kıbrıs'a el koydu. 

1950 li yılların sonlarında bağımsızlık hareketi başladı ve uluslararası anlaşmalara dayanan bir Türk -  Rum Ortak Devleti kuruldu. 

Rumlar bu ortak devlete razı olmadılar. Adadaki Türk nüfusa karşı baskı , sindirme ve soykırım hareketlerine hız verdiler . Yunanistan da bu soykırımı teşvik edici tavır alarak Adayı kendi topraklarına dahil etme hayaline kapıldı .

Bu soykırım hareketleri dayanılmaz hale gelince 20 Temmuz 1974 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri adadaki barış ortamını sağlamak amacıyla adaya çıkarma yaptı. Garanti Anlaşmasının III. maddesine istinaden gerçekleştirilen bu askeri harekat " AYŞE  TATİLE ÇIKSIN " parolası ile başlayan KIBRIS BARIŞ HAREKATI idi .

20 Temmuz sabahın ilk saatleride ada semalarında Türk jetleri görünmüştü. Kahraman Türk Askerleri hava . deniz ve karadan gerçekleştirdikleri ortak harekat sonucunda Rumlar kısa sürede bastırılmıştı . Daha iç kesimlere çekilen ve dağılan Rum çetelerin Türk köylerine daha sert tacizleri , katliamları başlamıştı. Ancak Türk askerleri adadaki soydaşlarımızın güvenliğini tam anlamıyla sağlayana kadar operasyonlara devam ederek zaferle sonuçlandırmışlardır. 

15 Kasım 1983 Yılında Meclis'te alınan karar ile KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ kurulmuştur . 

20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI olarak kutlanmaktadır. Bu önemli olayda efsaneleşen Bülent Ecevit  , Turhan Güneş , Rauf Denktaş gibi Türk büyüklerini saygıyla anıyoruz .

Türk askerlerinin kahramanlık tarihinde bir sayfa olan bu günde tüm şehitlerimize ve gazilerimize  minnettarız , saygıyla ve dualarla yad ediyoruz . Hayattta olan Gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyoruz ...

3 Mayıs 2018 Perşembe

Zeki ama tembel !

İngiltere´de yapılan bir araştırmaya göre, gece geç saatlerde uykuya yatanların IQ´su (zekâ düzeyi) daha yüksek, erken yatanların ise daha düşük. London School of Economics´in araştırması uyku ile zekâ arasında bağlantı kurdu. Satoshi Kanazawa ve ekibinin yaptığı araştırmaya göre, IQ´su yüksek olanlar geceleri daha aktif oluyor ve bununla bağlantılı olarak geç yatağa giriyorlar. Aksine zekâ düzeyi düşük olanlar ise erkenden yatakta olmayı tercih ediyor.

Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Uzmanı Dr. Sabri Derman ise araştırmanın ilginç sonuçlarını şöyle değerlendirdi: "İlginç bir araştırma! Yaratıcı insanların daha geç yatmaya ve geç kalkmaya eğilimli oldukları uzun zamandır biliniyor. Öte yandan genetik olarak ebeveynlerimizden bize özgü yatma/kalkma saatlerini ve uyku süremizi aldığımız da bilinen bir gerçek. Belki de yaratıcı insanlar o nedenle toplumda 09.00-18.00 iş saatlerine uyamıyorlar, rutin emekten çok zeka gerektiren, ama esnek mesaili işlere eğilimli oluyorlar"


28 Mart 2018 Çarşamba

İ N S A N

Gündüz 23.040 defa nefes alıp veririz . 

Kalp bir günde 103.389 defa atar ve vücuda 6000 litre kadar kan pompalar.

Normal bir insan vücudunda her saniye 8 milyon hücre ölür , aynı anda o kadar hücre de yeniden yaratılır .

İnsan beyni 10 milyar sinir hücresini kapsar. bu hücrelerin her biri diğer hücrelerle 25.000 bağlantı kurar .

Bir insan kan damarlarının uzunluğu 80.000 kilometredir .

İnsan bir mucize fabrika gibi yaratılmış ; vücudumuz ne yapacağını , dünyanın bütün bilim adamlarından daha iyi biliyor . 

19 Haziran 2017 Pazartesi

BORÇ VE BABA




Hz.Ömer 'in halife olduğu yıllarda  bir Ramazan Bayramı herkes çocuklarına yeni elbiseler almıştır. Bir çocuğun elbisesi eskidir. Diğer çocuklar onunla alay edince ağlayarak babasının yanına gider. Durumu anlayan baba Beytülmal eminine gider :

"Beytülmaldan bana ödenecek gelecek ay maaşıma mahsuben bir kaç akçe şimdiden verebilir misin?" diye sorar.

Beytülmal emini şöyle cevap verir :

"Henüz hak etmediğiniz parayı istiyorsunuz. Gelecek aya kadar yaşayacağınızı biliyor musunuz ? "

Baba :

" O güne kadar yaşayıp yaşamayacağımı Allah 'tan başka kimse bilemez "

Beytülmal emini :

" O zaman size almak layık değildir , benim de vermem doğru değildir."

Baba borç istediğine pişman olur , tövbe eder ve Beytülmal eminine dualar ederek ayrılır.

BU BABA HZ. ÖMER İDİ .

ESKİ BABALARDAN KALDI MI KENAR KIYI BİR YERLERDE BİLİNMEZ AMA ONLAR HARAMA EL UZATMAZ ! RÜŞVET ALMAZ ! ÇALMAZ ! DOLANDIRMAZ ! BULUNDUKLARI MAKAM VE GÖREVLERİ AZICIK DA OLSA KENDİ MENFAATLERİ İÇİN KULLANMAZLARMIŞ .




10 Nisan 2017 Pazartesi

KUŞ

Bir Gün yaralı bir kuş Hz.Süleyman'a gelerek kanadını kıran dervişten şikayetçi olur . Dervişi bulup getirirler . 
" neden bu kuşun kanadını kırdın ?" diye sorar . 
Derviş şöyle bir savunma yapar :
 " Sultanım , kuşu avlamak istedim , kaçmadı .Yaklaştım , yine kaçmadı . Yakalayacağım anda kaçmaya çalışınca kanadı kırıldı ."
Hz. Süleyman :
" Derviş haklı . Niçin kaçmadın ? " diye sorar .
Kuş : 
" Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım .Avcı olsa hemen kaçardım . Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez diye düşündüm ." 
Hz. Süleyman bu savunmaya karşılık ; 
" Kuş haklı , hemen dervişin kolunu kırın " diyerek emir verir .Kuş buna itiraz edince 
Hz. Süleyman ; " neden ? " diye sorar . 
Kuş izah eder : 
" Dervişin kolunu kırarsanız , kolu iyileşince yine aynı şeyi yapabilir .KUŞLARI KANDIRIR ; AVLAR . ONUN ÜZERİNDEKİ DERVİŞ KIYAFETİNİ ÇIKARIN Kİ KUŞLARI BİR DAHA BU DERVİŞ ELBİSESİYLE KANDIRAMASIN ! " 




11 Kasım 2016 Cuma

KİRLETMEYEN TOPRAK




KRAL EDVARD İSTANBUL'A GELDİĞİ ZAMAN , YATINDAN BİR MOTORA BİNEREK DOLMABAHÇE SARAYINA YANAŞTI. DENİZ DALGALIYDI. MOTOR İNİP ÇIKIYORDU DENİZDE. KRAL İNMEK İSTEDİĞİ ESNADA ELİ YERE DEĞDİ VE TOZLANDI. RIHTIMDA BEKLEYEN ATATÜRK MİSAFİRİNİ KARŞILAMAK İÇİN ELİNİ UZATMIŞTI. KRAL BİR MENDİLLE ELİNİ SİLMEK İSTEDİĞİ ZAMAN ATATÜRK :

" YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR , O ELİNİZİ KİRLETMEZ " 

DİYEREK KRALI ELİNDEN TUTUP RIHTIMA ÇIKARDI.

4 Mayıs 2016 Çarşamba

PEYGAMBER'İN HAYAT ÖLÇÜLERİ

RAB'BİN , KENDİSİNDEN BAŞKASINA ASLA İBADET ETMEMENİZİ , ANAYA BABAYA İYİ DAVRANMANIZI KESİN OLARAK EMRETTİ. EĞER ONLARDAN BİRİ , YA DA HER İKİSİ , SENİN YANINDA İHTİYARLIK ÇAĞINA ULAŞIRSA , SAKIN ONLARA "ÖF" BİLE DEME ; ONLARI AZARLAMA ; ONLARA TATLI VE GÜZEL SÖZ SÖYLE .ONLARA MERHAMET EDEREK TEVAZU KANADINI İNDİR VE DEKİ : "RABBİM ! TIPKI BENİ KÜÇÜKKEN KORUYUP YETİŞTİRDİKLERİ GİBİ SEN DE ONLARA MERHAMET ET....

AKRABAYA , YOKSULA , YOLDA KALMIŞ YOLCUYA HAKLARINI VER FAKAT SAÇIP SAVURMA . ELİ SIKI OLMA , BÜSBÜTÜN ELİ AÇIK DA OLMA . SONRA KINANIR VE ÇARESİZ KALIRSIN ....

ZİNAYA YAKLAŞMAYIN . ÇÜNKÜ O , SON DERECE ÇİRKİN BİR İŞTİR VE ÇOK KÖTÜ BİR YOLDUR .

HAKSIZ YERE CANA KIYMAYIN . 

RÜŞTÜNE ERİNCEYE KADAR YETİMİN MALINI EN GÜZEL ŞEKİLDE KORUYUN , VERDİĞİNİZ SÖZÜ DE YERİNE GETİRİN . ÇÜNKÜ SÖZ VEREN , SÖZÜNDEN SORUMLUDUR .

ÖLÇÜYÜ TAM YAPIN , DOĞRU TERAZİYLE TARTIN ...

HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME ...

YERYÜZÜNDE BÖBÜRLENEREK YÜRÜME..

HZ.MUHAMMED ...

18 Ağustos 2015 Salı

PETEK NEDEN ALTIGEN ?

Arılar için balı en verimli depolama şekli altıgendir. Maksimum kullanımı esas alan bu konumlanmaya çıta kenarlarından başlayan arılar ortada kusursuz altıgenlerlepetekleri tamamlarlar. Bu müthiş matematik düzen diğer geometrik şekillerle mümkün olmamaktadır. Daire , beşgen ve sekizgen gibi şekillerde muhakkak boşluk kalır. Kare ve üçgende ise aynı hacmi doldurmak için gereken duvar çevresi daha fazla olur. En az malzeme ile en verimli depolama şekli altıgendir.

21 Ocak 2015 Çarşamba

2 SORU , 1 BİLGE , 2 CEVAP !





SORU 1 : 
İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?
CEVAP 1 : 
* Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler ; ne var ki çocukluklarını özlerler.
* Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler. 
* Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta ne bugünü ne de yarını yaşarlar. 
* Hiç ölmeyecek gibi yaparlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
SORU 2 : 
Peki sen ne öneriyorsun ? 
CEVAP 2 : 
* Kimseye kendinizi " sevdirmeye " kalkmayın !
* Yapılması gereken tek şey , sadece kendinizi " sevilmeye " bırakmaktır. 
* Önemli olan ; hayatta " en çok şeye sahip olmak " değil " en az şeye " ihtiyaç duymaktır. 

EFLATUN ....