Kore Muharebesi’nin en yürek burkan ve hafızalarda derin iz bırakan öykülerinden biri, Türk askerinin muharebenin ortasında gösterdiği şefkati tüm dünyaya duyuran Süleyman Dilbirliği ile küçük Ayla’nın hikâyesiydi.
1926 yılında Kahramanmaraş’ta doğan Süleyman Dilbirliği, 1950 yılında Kore Savaşı’na gönderilen Türk Tugayı’nda astsubay olarak görev aldı. Kunu-ri Muharebesi sırasında ailesini kaybetmiş, ağır kış şartlarında hayatta kalmaya çalışan 5 yaşındaki Koreli bir kız çocuğuyla karşılaştı.
Süleyman Astsubay, küçük kızı Türk birliğinin bulunduğu bölgeye götürdü. Ay ışığını andıran yuvarlak ve aydınlık yüzünden ona “Ayla” ismini verdi. Yaklaşık 15 ay boyunca Ayla’yı kendi çocuğu gibi koruyup kolladı; ihtiyaçlarını karşıladı, onu besledi ve giydirdi. Türk askerleri de küçük Ayla’ya Türkçe öğretmeye başladı.
Muharebenin sona ermesinin ardından Süleyman Dilbirliği, Ayla’yı Türkiye’ye götürmek istedi. Ancak o dönemdeki yasal ve bürokratik engeller nedeniyle bu mümkün olmadı. Bunun üzerine küçük Ayla’yı bir yetimhaneye bırakmak zorunda kaldı.
Aradan tam 60 yıl geçti. 2010 yılında Süleyman Dilbirliği ile Ayla’nın yolları yeniden kesişti. Yıllar sonra gerçekleşen bu buluşma, savaşın geride bıraktığı acıların arasında sevginin, sadakatin, merhametin ve insanlığın zamana meydan okuyabileceğini gösteren unutulmaz bir ana dönüştü.
Süleyman Astsubay, muharebenin ortasında yalnızca küçük bir çocuğun yaşamını korumakla kalmadı; yıllar boyunca unutulmayacak, sınırları ve zamanları aşan bir baba-kız bağı bıraktı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder